Selam Can, Ciğer ve Kuzu Sarmalar...
Hikaye tüm hızıyla devam ediyor... Kazulet Karı ile Nasıl tanıştılar? Ama önce karakterleri tanıyalım!
Grubun yani Sex And The City Lubuns Edition'un başı sayılan Mamiçka bir şirkette genel müdür olarak çalışıyor ve yaşı 27. Grubun sex bağımlısı olan üyesi Mercimek ise başka bir holdingde Halkla İlişkilerde çalışıyor ve 21 yaşında. Norveçine Bacı 24 yaşında ve başka bir holdingde Müdür Yardımcılığı görevini yapıyor. Hırçın Gay ise Bir holdingde İnsan Kaynakları departmanında çalışıyor ve yaşı 22. Kazulet Karı ise 24 yaşında ve bir mağazada kaçak işçi olarak depo görevlisi.
Güzel bir gündü ve lubunlar toplanıp dışarıya kahve içmeye ve adam kesmeye çıkmak için sözleşmişlerdi. Buluşma yeri olarak Broadway 1450 numaranın oradaki Starbucks'ı belirlediler. Buluşma yerine ilk giden Mercimek oldu ve beklemeye koyuldu. Bu sırada ikram edilen bedava deneme kahvesini de almayı ihmal etmedi. Sonrasında ise Hırçın Gay geldi ve saflık yapıp para ödeyerek kahve aldı ve Mercimek ile muhabbete başladı. Kapıdan Mamiçka göründü. İş yerinde tam bir dominant olan Mamiçka, dışarıda tamamen enerji ve hayat dolu birisiydi ve "Napıoyorsunuz kız orospular!!" diye bağırarak gruba dahil oldu. Grubun her zaman en halsizi ve en yorgun kişisi olan Norveçine yaklaşık 45 dakika sonra kapıda görüldü ve hiç istifini bozmadan gruba katıldı. Konu döndü dolaştı ve hepsi bir yerde çalışsaydı nasıl olur? konusuna geldi. Düşündüler. Aslında gayet mantıklı ve olabilecek bir şeydi bu. Hepsinin önceden iş hayatlarında deneyimleri vardı ve içlerinden biri (Mamiçka) Genel Müdürdü. Bu konuyu halletmek üzere anlaştılar ve oturdukları kafede yakışıklı çocuk olmamasından dolayı oradan kalkıp alışveriş yapmaya karar verdiler.
Grubun en deneyimlisi ve en çok gezeni olarak Mamiçka gruba bu konuda da liderlik yapmaya karar verdi ve hep beraber New York City sokaklarında alışveriş yapmaya koyuldular. Dört lubun yan yana sanki New York City onlarınmış gibi asalet ile yürümeye başladılar. Mamiçka üzerindeki Retro gömlek ve ispanyol paça pantolon ile 80'leri yaşatıyordu çevresine. Norveçine ise üzerine aldığı bir kürk ile elitliğini ve zenginliğini yansıtıyordu adeta. Mercimeğin pembe gömleği ve yırtık paça pantolonun uyumu tartışılamazdı bile. Son olarak Hırçın Gay kırmızı kazak, düz buz mavisi pantolonu ve 6 cm tabanı olan bir bot giyiyordu.
Times Meydanında bulunan H&M mağazasına girmeye karar verirler. Delice kıyafetleri süzdüler ve içlerinden hoşlarına gidenleri bir kadın edasıyla kollarına attılar ve deneme kabinlerinin yolunu tuttular. Deneme kabinlerinin önünde sıra beklerken bi anda siyah bir tulum içerisinde başında H&M yazılı şapkası ve şapkanın üzerine sarılı bir eşarp takan, elinde bir kaç koli ile Türkçe söylenerek giden bir lubun gözlerine çarptı ve onu dinlemeye başladılar. " Karılara bak hele! Alacaklarını almışlar, satacaklarını satmışlar bi de bana bakıyor orospular!" Tam o sırada Mamiçka "Kazulet Karı! bizde Türküz ayooooool!" diye bağırıverdi. O sırada Mercimek " Sikendaaaaaaalllll!" diye çığlık attı. Hırçın Gay ise ona orospu denmesinin şokunda olayları izliyordu. Olayları çok geç algılayan ve o sırada uyumak üzere olan Norveçine bacı Mamiçka'ya "Kaaargggaaaa şşiiimmddiii buuu ttüüürrkkmmüüüğğğ?" diye sordu. Kazulet Karı olayın şokuyla elindeki kolileri yere düşürdü ve "abbooouuwww hele garılara bak hele. Türkiye'den gelmişler burada orospilik yapiiler heaaa!" dedi. Hırçın Gay Kazulet Karıya yardım etmek için koşarak Kazulet Karının yanına gitti. Kazulet Karı ile kolileri toplarken Hırçın Gay'in saflığını fırsat bilen Kazulet Karı onlara yamanmak için Hırçın Gay ile gullüm yapmaya başladı. O sırada kıyafetleri deneyen Mercimek kabinden çıkarak " Bu varooooş ile ne işin var senin kıııızzz!! Basit bir işçi parçasıyla mı muhabbet ediyorsun!? ayhhh sikendaaalll!" diye çığlık atmaya başladı. Onu susturmaya çalışan Mamiçka bir yandan da Hırçın Gay'i yanına çağırıyordu. Çağrıyı duyan Hırçın Gay Mamiçka'nın yanına gitti ve Kazulet Karıyı da aralarına almak için onu ikna etmeye çalıştı. Mercimeğin bütün isyanlarına rağmen Kazulet Karıyı aralarına almaya karar verdiler. Bu sırada uyuklayan Norveçine uyandı ve ne olup bittiğini sordu. Bütün bu olaylar sırasında o çalan slow şarkının etkisi ile yorgunluğunu ön plana çıkarmıştı ve uyuklamaya başlamıştı ve olayların gidişatını kaçırmıştı. Mamiçka olayları anlatacağına söz verdi ve yine uyuması için ona kendi elindeki eşyaları yastık yapmasını önerdi. Bu öneriyi seve seve kabul eden Norveçine yine uyuklamaya başladı ve diğer grup üyeleri Kazulet Karı ile tanışmaya başladılar. Kazulet Karının kaçak çalıştığını öğrenen Mamiçka onu da şirketindeki boş çaycı kontenjanına yerleştirmeye karar verdi. Böyle bir mağazada çalışmaya devam ederse yakalanacağından emindi ve bunu istemedi. Müdürlüğünü yaptığı şirkette çalışan olarak gösterecekti onu ve Amerika'da sorunsuz yaşamasını sağlayacaktı. Bu olaya Hırçın Gay çok sevinirken şehirde bir varoşun daha olduğunu öğrenen ve hatta onun kendi gruplarında olacağını bilen Mercimek yıkılmıştı. Kendini toparlaması elbette uzun zaman alacaktı Mercimeğin. Ama alışacaktı er ya da geç. Tüm bunları duyan Kazulet Karı işletme sahibine giderek "Benim çalıştığım parayı verin haağğ! Ben çıkıyom işten. Bu iş yerinde düzen saygı yoktuuurr!" demeye başladı. Tabi işletmede ki supervisor Türkçe bilmediğinden dolayı iş yine Hırçın Gay'in başına patladı ve Hırçın Gay olayı gayet normal bir istifa gibi anlattı. Kazulet Karıya'da onun söylediklerini çevirdiğini ve onun da bir an önce İngilizce öğrenmesi gerektiğini anlattı. Çalıştığı 13 günün parasını alarak mağzadan grup ile çıkmak üzere Kazulet Karı hazırlanırken diğer grup üyeleri de Norveçine'yi uyandırma çabasına girdiler ve Norveçine uyandığında " Kaaaarrgggaaağğğğ beeennn bunnllaarııı aaaalllaaccaaağğğaaammm!!" diye söylendi ve kasaya gitti uyuklayarak. Grup kahkaha atarak Kazulet Karıyı bekledi. Kazulet Karı Deri Montu, boyunluğu ve dar paça pantolonu ile Mercimeğin "Tiksinç bir varoşsun!!" bakışını üstüne çekti. Fakat buna aldırmadan sanki grubun lideriymişçesine önden önden kasıla kasıla yürümeye başladı ve Sex And The City Lubuns Edition kadrosu tamamlanmış oldu. Mağazadan çıkıp kendilerini NYC'nin kollarına attılar...
Devamı için Part 3'ü beklemelisiniz... :)
Hırçın Gay
Bir Gay'ın İstediğini Yazdığı Bir Deli Defteri...
31 Aralık 2014 Çarşamba
Sex And The City Lubuns Edition, Part 2!
Etiketler:
and,
arkadaşlık,
aşk,
city,
Gay,
gay pride,
gökkuşağı,
hircin,
hircin gay,
homosexual,
kazulet karı,
komik hikaye,
lubun,
new,
NYC,
pride,
rainbow,
sevgi,
Sex,
york
30 Aralık 2014 Salı
Sex And The City Lubuns Edition...
Selam Kuzucuklar...
Çooook uzun zamandır yazmadığımı fark ettim. Neden böyle oldu diye soracak olursanız cevabım: Sınavlar, Yazdığım tez, Özel hayatımın karmaşıklığı, Üniversitede ki son senemin vermiş olduğu gerginlik, Bilgisayar başına geçtiğimde sadece film izlemek, götümün büyüklüğü vs bahaneler sıralayabilirim. Aslında üşenmekte değil. Twitter hesabım üzerinden gayet aktif bir kullanıcıyım fakat buraya yazmaya uzun süre önce ara vermiştim... Belli bir sebebi yok... Neyse yazıma geçeyim artık. Bende sabırsızlanmaya başladım. Özlemişim yazmayı. :)
Başlığım size biraz garip gelmiş olabilir fakat son zamanlarda sıklıkla konuştuğum bir konu bu. Her şey çok yakın bir eşcinsel arkadaşımın Amerika'ya dil eğitimi almak için gitmesiyle başladı. Daha önce bir Amerika tecrübem olduğu için viber üzerinden sürekli olarak iletişim halindeydim ve onun psikolojisini biraz olsun rahatlatmak, biraz olsun onun Amerika'ya uyum sağlamasına yardımcı olmak istiyordum derken telefonda saatlerce konuşmaya başladık. O kadar çok konuştuk ki artık konuşacak konu kalmamıştı. Taaaa kii konu Sex And The City'nin New York'ta geçtiğine gelinceye kadar. Buradan vardığımız sonuç ise eğer biz de bir gün Amerika'ya onun yanına gidersek muhtemelen Sex And The City Lubuns Edition hayatı yaşayacağımız oldu. Geriye tek soru kalmıştı. Kim, hangi karakter olacaktı?
Öncelikle takma isimlerle bizim grubumuzu tanıtayım. Ben yani Hırçın Gay aşka ölesiye inanan ve onu bulmak için kıçını yırtan bir tipim. Annemiz var bir de bizden yaşça büyük olan kişi. Onun takma ismi ise Mamiçka ve kendisi şuan Amerika'da dil eğitimi alıyor. Meyk ap artistimiz var bir de. Norveçine Bacı. Elitliğin ta kendisi. Bir Nur Yerlitaş onun gerisinde kalır o derece. Hornet gülümüz ve hayatı dolu dolu yaşayan Mercimeğimiz var. Ama biri var ki içimizde en marjinali (Doğal haliyle marjinal) ve ilk cinsel ilişkisinde söylediği "Ben en azından namusumla, iffetimle verdim. Sizin gibi her önüme gelene vermedim." sözüyle akıllarımıza çivi yazısı gibi kazınan Kazulet Karı var. Takım bu ve hal böyle olunca rol dağılımı çok kolay oluyor.
Samantha Jones: Mercimek
Charlotte Goldenblatt : Norveçine
Miranda Hobbes : Mamiçka
Carrie Bradshaw : Hırçın Gay
Kazulet Karı : ( e marjinal demiştim zaten kendisi için. Bağdaştırabileceğim bir karakter bulamadım :) )
Hikaye New York City de 4 lubunun karşılaşması tanışması ve en son olarakta Kazulet Karıyı zor bela aralarına almalarını anlatıyor. (Marjinal kişilikler hep ya yanlış anlaşılırlar ya da ön yargıya kurban giderler ilk başlarda. Önemli olan bu yargıyı kırabilmekti onlar için ve onlar bunu çok kısa zamanda başardılar. Bravo onlara :) ) 4 lubun birbirlerini Mericimeğin Hornet sevdası sayesinde bulurlar ve çok iyi dost olurlar. Çünkü hepsi farklı karakterlerdedirler. Alışverişe çıktıkları bir gün bir mağazada Amerika'ya kaçak işçi olarak gelmiş olan Kazulet Karı ile karşılaşırlar ve hayatlarına gelen yeni bir renkle adeta farklılıkların birleşiminden oluşan bir grup haline gelmeyi başarırlar. bu beş lubun birbirlerine öyle bağlanırlar ki zaman içerisinde sonrasında kopmak onlar için imkansız hale gelir. Daha neler neler... Devamı gelecek...
Çooook uzun zamandır yazmadığımı fark ettim. Neden böyle oldu diye soracak olursanız cevabım: Sınavlar, Yazdığım tez, Özel hayatımın karmaşıklığı, Üniversitede ki son senemin vermiş olduğu gerginlik, Bilgisayar başına geçtiğimde sadece film izlemek, götümün büyüklüğü vs bahaneler sıralayabilirim. Aslında üşenmekte değil. Twitter hesabım üzerinden gayet aktif bir kullanıcıyım fakat buraya yazmaya uzun süre önce ara vermiştim... Belli bir sebebi yok... Neyse yazıma geçeyim artık. Bende sabırsızlanmaya başladım. Özlemişim yazmayı. :)
Başlığım size biraz garip gelmiş olabilir fakat son zamanlarda sıklıkla konuştuğum bir konu bu. Her şey çok yakın bir eşcinsel arkadaşımın Amerika'ya dil eğitimi almak için gitmesiyle başladı. Daha önce bir Amerika tecrübem olduğu için viber üzerinden sürekli olarak iletişim halindeydim ve onun psikolojisini biraz olsun rahatlatmak, biraz olsun onun Amerika'ya uyum sağlamasına yardımcı olmak istiyordum derken telefonda saatlerce konuşmaya başladık. O kadar çok konuştuk ki artık konuşacak konu kalmamıştı. Taaaa kii konu Sex And The City'nin New York'ta geçtiğine gelinceye kadar. Buradan vardığımız sonuç ise eğer biz de bir gün Amerika'ya onun yanına gidersek muhtemelen Sex And The City Lubuns Edition hayatı yaşayacağımız oldu. Geriye tek soru kalmıştı. Kim, hangi karakter olacaktı?
Öncelikle takma isimlerle bizim grubumuzu tanıtayım. Ben yani Hırçın Gay aşka ölesiye inanan ve onu bulmak için kıçını yırtan bir tipim. Annemiz var bir de bizden yaşça büyük olan kişi. Onun takma ismi ise Mamiçka ve kendisi şuan Amerika'da dil eğitimi alıyor. Meyk ap artistimiz var bir de. Norveçine Bacı. Elitliğin ta kendisi. Bir Nur Yerlitaş onun gerisinde kalır o derece. Hornet gülümüz ve hayatı dolu dolu yaşayan Mercimeğimiz var. Ama biri var ki içimizde en marjinali (Doğal haliyle marjinal) ve ilk cinsel ilişkisinde söylediği "Ben en azından namusumla, iffetimle verdim. Sizin gibi her önüme gelene vermedim." sözüyle akıllarımıza çivi yazısı gibi kazınan Kazulet Karı var. Takım bu ve hal böyle olunca rol dağılımı çok kolay oluyor.
Samantha Jones: Mercimek
Charlotte Goldenblatt : Norveçine
Miranda Hobbes : Mamiçka
Carrie Bradshaw : Hırçın Gay
Kazulet Karı : ( e marjinal demiştim zaten kendisi için. Bağdaştırabileceğim bir karakter bulamadım :) )
Hikaye New York City de 4 lubunun karşılaşması tanışması ve en son olarakta Kazulet Karıyı zor bela aralarına almalarını anlatıyor. (Marjinal kişilikler hep ya yanlış anlaşılırlar ya da ön yargıya kurban giderler ilk başlarda. Önemli olan bu yargıyı kırabilmekti onlar için ve onlar bunu çok kısa zamanda başardılar. Bravo onlara :) ) 4 lubun birbirlerini Mericimeğin Hornet sevdası sayesinde bulurlar ve çok iyi dost olurlar. Çünkü hepsi farklı karakterlerdedirler. Alışverişe çıktıkları bir gün bir mağazada Amerika'ya kaçak işçi olarak gelmiş olan Kazulet Karı ile karşılaşırlar ve hayatlarına gelen yeni bir renkle adeta farklılıkların birleşiminden oluşan bir grup haline gelmeyi başarırlar. bu beş lubun birbirlerine öyle bağlanırlar ki zaman içerisinde sonrasında kopmak onlar için imkansız hale gelir. Daha neler neler... Devamı gelecek...
Etiketler:
and,
arkadaşlık,
city,
dostluk,
edition,
Gay,
Hırçın Gay,
hikaye,
homosexual,
komik gay,
lubun,
Sex,
story,
the
21 Eylül 2014 Pazar
Aman Dikkat Arkadaşlar!
Selamlar Canlar...
Sevgili Tırtıl arkadaşımın yazdığı bir yazı. http://bir-tirtil.blogspot.com.tr ise arkadaşımın blogu.
Tırtıl arkadaşım dolandırılmak üzerine hiç üşenmemiş çekinmemiş araştırmış soruşturmuş ve dolandırılan biri ile bir söyleşi yapmış. Gelecekte hatalar yapmamak adına bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Benden söylemesi. Ellerine sağlık arkadaşım. Gerçekten şahane bir yazı olmuş. Okuyan ve anlayan için tabi ki...
Bencillik Kötüdür, Paylaşmak İyidir...
HIRÇIN GAY
Sevgili Tırtıl arkadaşımın yazdığı bir yazı. http://bir-tirtil.blogspot.com.tr ise arkadaşımın blogu.
Tırtıl arkadaşım dolandırılmak üzerine hiç üşenmemiş çekinmemiş araştırmış soruşturmuş ve dolandırılan biri ile bir söyleşi yapmış. Gelecekte hatalar yapmamak adına bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Benden söylemesi. Ellerine sağlık arkadaşım. Gerçekten şahane bir yazı olmuş. Okuyan ve anlayan için tabi ki...
Bencillik Kötüdür, Paylaşmak İyidir...
HIRÇIN GAY
Etiketler:
bir-tırtıl,
dikkat,
dolandırıcı,
gay alem,
gay aşk,
gay blog,
gay blogger,
gay dolandırıcı,
gay hikaye,
gay love,
Hırçın Gay,
homofobi,
homophobia,
homosexüel,
planetromeo,
röportaj,
sahtekar,
yalan
Çıldıralım... Bir tatilim böyle geçti...
Selamlar Ballar...
Bugün aslında çok özel olan bir şarkıdan bahsedeceğim. Bu şarkı resmen biz kaşar gaylar için yazılmış bir şarkı. Her ne kadar yerim itibari ile bütün bunları yapamasam da yazın Bodrum'da olduğum zamanlar şarkıda ki bahsi geçen kelimelerin dibine vurmuşum. Şarkımız:
Bugün aslında çok özel olan bir şarkıdan bahsedeceğim. Bu şarkı resmen biz kaşar gaylar için yazılmış bir şarkı. Her ne kadar yerim itibari ile bütün bunları yapamasam da yazın Bodrum'da olduğum zamanlar şarkıda ki bahsi geçen kelimelerin dibine vurmuşum. Şarkımız:
Evet. Şarkımız Ankaralı Yasemin'den Çıldıralım adlı parça. Eğer ki Hırçın ben bunu dinleyemiyorum, mobildeyim, fakirim ben gb yok telefonumda gibi bahanelerle dinleyemeyecek olursanız her zaman kıyağımı yaparak şarkının sözlerini yazacağım. Yapacağım bunu...
Ankaralı Yasemin - Çıldıralım
Çıtı pıtı giyelim, güzel olalım.
Diskolara, barlara saldıralım. x2
Kızacaksa kızsın annem,
Sabaha da kadar oynayalım. x2
Önümüze gelene de laf atalım,
Ortalığı birbirine katalım. x2
Kopalım ayda yılda bir,
Hoplayalım, zıplayalım, çıldıralım. x2
Çıldıralım, çıldıralım,
Bu gece hepimiz çıldıralım.
Çıldıralım, Çıldıralım,
Hepimiz birden çıldıralım.
Çıldıralım, çıldıralım,
Bu gece hepimiz çıldıralım.
Çıldıralım, Çıldıralım,
Hepimiz birden çıldıralım.
Cüzdan da kuruş kalmasın,
Paramızı Turamızı harcayalım. x2
Güzellik bizden sorulsun,
Herkese kıyak, jest yapalım...
Önümüze gelene de laf atalım,
Ortalığı birbirine katalım. x2
Kopalım ayda yılda bir,
Hoplayalım, zıplayalım, çıldıralım. x2
Çıldıralım, çıldıralım,
Bu gece hepimiz çıldıralım.
Çıldıralım, Çıldıralım,
Hepimiz birden çıldıralım.
Çıldıralım, çıldıralım,
Bu gece hepimiz çıldıralım.
Çıldıralım, Çıldıralım,
Hepimiz birden çıldıralım.
Evet. Şarkının sözleri böyle. Sözler tam olarak Bodrum'da bir ay kalan beni anlatıyor. Tüm tatil gecelerim bu şarkıdaki söylenenleri yapmaktan ibaret olmuş onu fark ettim. Gece yanıma 250 TL alıp beş kuruşsuz otele döndüğüm çok olmuştur. Bundan dolayıdır ki eğer deli gibi zengin değilseniz ve eğlenmeyi çok seviyorsanız Bodrum gibi yerlere tatile gitmeyin. Ben öyle yaptım ve en sonunda otelin barına kalmış orada pinekliyor bulmuştum kendimi. Derseniz ki Hırçın ben kendimi tutarım o kadar para harcanır mı? Mal mısın olm? eyvallah. Evet. Mal olduğumu kabul ediyorum. O kadar para hele ki öğrenciyken zaten harcanmaz fakat o zamanlar da hayatımda unutmayacağım anılar olarak hafızamda yer etti. Mesela mini şortumu giyip Dia Noche ya da Sapphire gittiğim zaman herkesin bana bakması ama olumlu olarak bakması ve benim dilediğim gibi dans etmem unutulmazdı. Dia Noche'de çalışan barmen. Canımsın. Buradan tüm sevgilerimi hatta öpücüklerimi yolluyorum. Sende olmasan param bittiğinde kim bana cin tonik verecekti. Çok iyi anlaştığım animatör arkadaşlarım da vardı gerçi. Sağ olsunlar hiç alkolsüz bırakmadılar beni mekanlarda. Gay mekanlara çok fazla gitmedim. Gerekte duymadım açıkçası. Orada ki çoğu mekan eşcinsel dostu mekan zaten.
Önüme gelene laf attığım doğrudur. Affetmem... Eğer ki ateşli bi parçaysa ister hetero olsun ister eşcinsel hiç fark etmez. Lafımı ortaya atarım ve o laf mutlaka yerine gider. Ama bi tanesi vardı ki aman tanrım!! Bak hala unutamam onu. tahmini 1.95 boy, o omuzların genişliği, o vücutla uyum içerisindeki karın kasları, şortunu patlatmak üzere olan baldır kasları ve buna ek olarak bacak kasları, o giydiği gömleğin açık üst düğmesinden görünen hafif ama erkeksi kıllar, o saç şekli, o gözlerin yeşilliği... Bana onu bulun laaağğnn!!! Eğer okuyorsan bu yazımı ben sende tutuklu kaldım bilesin. Tabi ki imkansız bir şey söyledim şuan farkındayım ama yerim seni lan! Neyse. Kendime gelmeliyim. Sakin olmalıyım. Uuuu beybi... Huuuuh! Tamam. Kendimdeyim. Neyse. Böyle taşlar da yok değil. Ben ki günlük ilişkilere çok karşı olan Hırçın, onunla tek gecelik olarak birden fazla gece birlikte olabilirdim. Her gece tek gece olurdu benim için. Hatta tek sabahlık bile olabilirdi. Tek öğleden sonralık falan. Olum lan! Hep yanımda olmalıydın sen! Kızlar senin kıymetini bilemez. valla bak! Seni pamuklara sarmalar sarardım resmen. Libidom göklerde!!! Durdurabilene aşk olsun!
Bodrum'da Ankaralı Yasemin'in Çıldıralım şarkısı tadında ki tatilim bittikten sonra ve eve geri döndükten sonra ki modum tam bir Cem Adrian moduydu. Tamam. bir Cem Adrian fanatiği olabilirim ama o günlerden sonra çok ağır gelmişti bana. Resmen Cem Adrian'ın Yalnızlık klibini çekiyordum evde. Yani bir kamera konulsa o şarkıya klip olabilirdi. Yıkılmıştım. Neredeyim lan ben!? olmuştum resmen... Laf atacak kimse yok. Saldıracak disko - bar hatta saldırılma niteliğini taşıyan bir kafe bile yok. Geçen sene New York'tan döndüğümde hissettiğim depresyonu hissetmiştim. Ahh o Gümbet.... Az mı çektin benim çığlıklarımı? Sarhoş olduktan sonra eğlenirken müziğe kendimi kaptırıp çığlık attığım doğrudur. Kezbanlık kat sayımda ki artış inanılmaz olmuştu orada ama mutluydum. Mini şortlarımla mutluydum ben... Yine yaz gelecek... Bu sene nereye gitsem diye de düşünmüyor değilim. Bodrum bana baya pahalıya patlamıştı çünkü. Bakalım. Nasip kısmet...
Yine Yazı Bekleriz...
HIRÇIN GAY
Etiketler:
Ankaralı Yasemin,
barlar sokağı,
Bodrum,
club,
çıldıralım,
Gay,
gay aşki gay tatil,
gay hikaye,
gay pride,
gay sex hikaye,
gümbet,
Hırçın Gay,
homosexual,
homosexüel,
tatil
Kaydol:
Yorumlar (Atom)










