Powered By Blogger

30 Aralık 2014 Salı

Sex And The City Lubuns Edition...

Selam Kuzucuklar...

  Çooook uzun zamandır yazmadığımı fark ettim. Neden böyle oldu diye soracak olursanız cevabım: Sınavlar, Yazdığım tez, Özel hayatımın karmaşıklığı, Üniversitede ki son senemin vermiş olduğu gerginlik, Bilgisayar başına geçtiğimde sadece film izlemek, götümün büyüklüğü vs bahaneler sıralayabilirim. Aslında üşenmekte değil. Twitter hesabım üzerinden gayet aktif bir kullanıcıyım fakat buraya yazmaya uzun süre önce ara vermiştim... Belli bir sebebi yok... Neyse yazıma geçeyim artık. Bende sabırsızlanmaya başladım. Özlemişim yazmayı. :)

  Başlığım size biraz garip gelmiş olabilir fakat son zamanlarda sıklıkla konuştuğum bir konu bu. Her şey çok yakın bir eşcinsel arkadaşımın Amerika'ya dil eğitimi almak için gitmesiyle başladı. Daha önce bir Amerika tecrübem olduğu için viber üzerinden sürekli olarak iletişim halindeydim ve onun psikolojisini biraz olsun rahatlatmak, biraz olsun onun Amerika'ya uyum sağlamasına yardımcı olmak istiyordum derken telefonda saatlerce konuşmaya başladık. O kadar çok konuştuk ki artık konuşacak konu kalmamıştı. Taaaa kii konu Sex And The City'nin New York'ta geçtiğine gelinceye kadar. Buradan vardığımız sonuç ise eğer biz de bir gün Amerika'ya onun yanına gidersek muhtemelen Sex And The City Lubuns Edition hayatı yaşayacağımız oldu. Geriye tek soru kalmıştı. Kim, hangi karakter olacaktı?

  Öncelikle takma isimlerle bizim grubumuzu tanıtayım. Ben yani Hırçın Gay aşka ölesiye inanan ve onu bulmak için kıçını yırtan bir tipim. Annemiz var bir de bizden yaşça büyük olan kişi. Onun takma ismi ise Mamiçka ve kendisi şuan Amerika'da dil eğitimi alıyor. Meyk ap artistimiz var bir de. Norveçine Bacı. Elitliğin ta kendisi. Bir Nur Yerlitaş onun gerisinde kalır o derece. Hornet gülümüz ve hayatı dolu dolu yaşayan Mercimeğimiz var. Ama biri var ki içimizde en marjinali (Doğal haliyle marjinal) ve ilk cinsel ilişkisinde söylediği "Ben en azından namusumla, iffetimle verdim. Sizin gibi her önüme gelene vermedim." sözüyle akıllarımıza çivi yazısı gibi kazınan Kazulet Karı var. Takım bu ve hal böyle olunca rol dağılımı çok kolay oluyor.

Samantha Jones: Mercimek















Charlotte Goldenblatt : Norveçine











Miranda Hobbes : Mamiçka










Carrie Bradshaw : Hırçın Gay










Kazulet Karı : ( e marjinal demiştim zaten kendisi için. Bağdaştırabileceğim bir karakter bulamadım :) ) 














  Hikaye New York City de 4 lubunun karşılaşması tanışması ve en son olarakta Kazulet Karıyı zor bela aralarına almalarını anlatıyor. (Marjinal kişilikler hep ya yanlış anlaşılırlar ya da ön yargıya kurban giderler ilk başlarda. Önemli olan bu yargıyı kırabilmekti onlar için ve onlar bunu çok kısa zamanda başardılar. Bravo onlara :) ) 4 lubun birbirlerini Mericimeğin Hornet sevdası sayesinde bulurlar ve çok iyi dost olurlar. Çünkü hepsi farklı karakterlerdedirler. Alışverişe çıktıkları bir gün bir mağazada Amerika'ya kaçak işçi olarak gelmiş olan Kazulet Karı ile karşılaşırlar ve hayatlarına gelen yeni bir renkle adeta farklılıkların birleşiminden oluşan bir grup haline gelmeyi başarırlar. bu beş lubun birbirlerine öyle bağlanırlar ki zaman içerisinde sonrasında kopmak onlar için imkansız hale gelir. Daha neler neler... Devamı gelecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder