21 Eylül 2014 Pazar
Aman Dikkat Arkadaşlar!
Sevgili Tırtıl arkadaşımın yazdığı bir yazı. http://bir-tirtil.blogspot.com.tr ise arkadaşımın blogu.
Tırtıl arkadaşım dolandırılmak üzerine hiç üşenmemiş çekinmemiş araştırmış soruşturmuş ve dolandırılan biri ile bir söyleşi yapmış. Gelecekte hatalar yapmamak adına bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Benden söylemesi. Ellerine sağlık arkadaşım. Gerçekten şahane bir yazı olmuş. Okuyan ve anlayan için tabi ki...
Bencillik Kötüdür, Paylaşmak İyidir...
HIRÇIN GAY
Çıldıralım... Bir tatilim böyle geçti...
Bugün aslında çok özel olan bir şarkıdan bahsedeceğim. Bu şarkı resmen biz kaşar gaylar için yazılmış bir şarkı. Her ne kadar yerim itibari ile bütün bunları yapamasam da yazın Bodrum'da olduğum zamanlar şarkıda ki bahsi geçen kelimelerin dibine vurmuşum. Şarkımız:
20 Eylül 2014 Cumartesi
Telefondan İlk Post, İlk Yazı, İlk Bişiler İşte...
Merhaba Canlar...
Telefondan da blog yazabileceğimi biliyorum artık. Bunun verdiği mutluluk ile doluyum suan ve bu yazıyı yatağımda telefonumdan yazıyorum. Imla kurallarina dikkat etmeye çalışıyorum elimden geldiğince. Neyse. Bu güzel haberden sonra artık nereden olursa olsun başınızın etini yiyebilirim. Kaldı ki telefon üzerinden normal bir tarayıcı kullanarak yine yazı yazabilirdim fakat telefondaki tarayıcıyı kullanmak için gözlerimin yeterli olmadığına kanaat getirdim. O yüzden de bu program çok işime yaradı açıkçası. Her ne kadar öyle büyük değişimlere ve ön izlemelere izin vermese de ya da -programı ezeceğim müsadenizle- ön izleme yapamasa da anlık gelişmeler olduğunda ve/veya tatilde olduğumda güncelleme yapmaya devam edebileceğim. Sanırım uyusam iyi olacak. Hayat burada hala sıkıcı. Iyi geceler ballar.
Teknoloji iyidir...
HIRÇIN GAY
Who You Are
Bugün playlistimde gezinirken durdum ve çok uzun zamandır ismini duyduğum fakat bir türlü koca kıçımı kaldırıp izleyemediğim Sweet November (Kasımda Aşk Başkadır) filmini izlemeye karar verdim. Filmi izledim fakat filmin çok farklı bir tesiri oluştu benim üzerimde. İlk başta amaaan ne boktan bi film lan. Sonu bi boka benzemiyor dedim. 5 dakika geçti hala aklım o sonda. Filmi izlemeden yazımı okuyan olursa diye de yazmıyorum sonunu. Neyse. Sonrasında playlistimden şarkı dinlemeye devam etmeye karar verdim. Karşıma gelen şarkı Jessie J - Who You Are. Neden bilmiyorum şarkının ritmi ve sözleri o filmden sonra beni çok etkiledi. Duygusallığımın uç noktalarında bir yerlerde benliğim bayrak dikmiş ve o bayrağın dibine kıvrılmış hıçkıra hıçkıra ağlıyor olduğunu fark ettim. Bu kadar derin hissettiğimi hatırlamıyorum daha önce. Yaklaşık 45 dakikadır bu şarkıyı dinliyorum. Tekrar tekrar tekrar... Sözlerini de paylaşmam gerektiğine karar verdim şuan. Belki dinlemek isteyen olursa diye de şarkıyı da paylaşacağım...
Why am I doing this to myself?
Losing my mind on a tiny error
I nearly left the real me on the shelf
No, no, no, no, no,no
Seeing is deceiving, dreaming is believing
It's okay not to be okay
Sometimes it's hard to follow your heart
Everybody's bruising
Just be true to who you are
Who you are, who you are, who you are no no no no no no
Who you are, who you are, who you are who you are who you are
I forgot what to do to fit the mold, yeah
The more I try the less it's working, yeah, yeah, yeah
'Cause everything inside me screams
No, no, no, no, no,no,no,no
Seeing is deceiving, dreaming is believing
It's okay not to be okay
Sometimes it's hard to follow your heart
Everybody's bruising
There's nothing wrong with who you are
Just go and leave me alone
Real talk, real life, good luck, goodnight
With a smile, that's my home; that's my home
no
No, no, no, no, no
Seeing is deceiving, dreaming is believing
It's okay not to be okay
Sometimes it's hard to follow your heart
Everybody's bruising
Just be true to who you are
Yeah, yeah, yeah
Kimsin Sen
Neden bunu kendime yapıyorum?
Ufak bir hatada aklımı kaybediyorum,
Neredeyse gerçek beni rafta terkediyorum...
"Hayır, hayır, hayır, hayır..."
Görmek aldatıcıdır, hayal kurmak inanmaktır,
İyi olmamak da iyidir...
Bazen kalbini takip etmek zordur.
Gözyaşları kaybettiğin anlamına gelmez, herkes yaralanır,
Sadece kim olduğun hakkında doğru ol
(Kimsin sen)x11
Formda olmak için ne yaptığımı unuttum, evet!
Ne kadar denersem, o kadar az çalışırım evet evet evet
Çünkü içimde her şey "hayır, hayır, hayır, hayır..." diye çığlık atıyor
Görmek aldatıcıdır, hayal kurmak inanmaktır,
Bazen kalbini takip etmek zordur.
Gözyaşları kaybettiğin anlamına gelmez, herkes yaralanır,
Kim olduğunla ilgili hiçbir yanlış yok!
"Woo" gibi, sadece git ve beni yalnız bırak!
Gerçek konuş, gerçek hayat, iyi aşk, iyi gece,
Gülümsemeyle...
Ben kendimim (ben kendimim) "hayır, hayır, hayır, hayır..."
Görmek aldatıcıdır, hayal kurmak inanmaktır,
İyi olmamak da iyidir...
Bazen kalbini takip etmek zordur.
Gözyaşları kaybettiğin anlamına gelmez, herkes yaralanır,
Sadece kim olduğun hakkında doğru ol
Evet, evet, evet
16 Eylül 2014 Salı
Yaşasın Bazı Heterosexüel Arkadaşlar...
Bir çok eşcinsel heterosexüel kişileri sevmez. Bunun nedeni olarak yanlış arkadaş seçimlerini görüyorum. Şöyle ki; bazı arkadaşlar vardır ki seninle sen olduğun için beraberlerdir. Bu insanlarla hayat o kadar kolaylaşır o kadar güzel olur ki yaşamaya doyamazsınız.
Yaklaşık 2 haftadır üniversite şehrimdeyim fakat 2 hafta cehennem gibi mi yoksa boş dipsiz bir kuyu gibi miydi? karar veremedim... Taa ki bugün henüz sabah gelmiş olan arkadaşlarımın bana kahvaltıya gelişine kadar. Evet. Hepsi heterosexüel. Ve tekrar evet. Hepsi benim "gerçekte" kim olduğumu biliyorlar. Henüz yargıladıklarını görmedim, duymadım. İşin garip yanı bir çok eşcinsel arkadaşımdan daha yakınlar bana. Gerçi en yakın arkadaşım olan ve kardeşimden de öte olan Varoş arkadaşım - yanlış anlaşılmasın. Varoş bizim kendi aramızda birbirimize kullandığımız lakap. Hepimiz birer varoşuz ve işin ilginç tarafı bu bize çok samimi geliyor. Samimi gelmeyenlere de selamlarımı yolluyorum. Sizi ilgilendirmez oturun oturduğunuz yerde.... - ilk öğrendiğinde okkalı bir tokat salladı bana olayın şoku ile ama zaman içerisinde hatta şoktan hemen sonra bağrına bastı ve hep yanımda olduğunu söyledi. Gerçekten de hep yanımda oldu. Hep destekledi beni ne yaparsam yapayım. Bende aynı şekilde onun yanında olmaya çalıştım tanıştığımızdan beri. İlk başta sadece ikimizdik. Sonra diğer yakın arkadaşlarımıza da söylemeye karar verdik. Çok yakın olan arkadaşlarım durumumu biliyorlar ve hepsi de destek oluyorlar sağ olsunlar. Belki de bu kadar sağlıklı düşünebilmeme sebep onlar. Farklı hissetmiyorum kendimi onların yanında. Farklı olmamalıyım da zaten. Ötekileştirilmiyorum. Her konuyu oturup konuşabiliyoruz ve bu sabah 2 haftadır - buraya geldiğimden beridir - kahkaha attığımı hatırlıyorum. Gülmekten gözlerimin yaşardığını hatırlıyorum. Peki bütün bu mutluluk neden? DOĞRU ARKADAŞ SEÇİMİ. İster heterosexüel olsun ister homosexüel, doğru arkadaşlar sizi hep bir adım daha ileri götürüyorlar. Sonraki adımlar için ise yardımcı oluyorlar.
Arkadaşlarımı gerçekten özlemişim. Hayat onlarsız gerçekten susuz bir çöl gibi. Gerçek arkadaşlar değerlidir. Onları üzmeyin. Benim içinde bulunduğum durumlarda değerleri daha iyi anlaşılabiliyor. Bu durumlara düşmeden önce değerlerini bilin... Bir sevgili bulmak çok kolaydır fakat bir dost bir arkadaş bulmak bir o kadar zordur. Gerçek manada. Şuan tek hissettiğim mutluluk ve yalnız olmadığım... Eğer karşınızdaki insanların sizin tercihlerinize saygı duymasını istiyorsanız önce sizde saygı duymayı bilin. Eğer "Amaaaaaan heterolarla işim olmaz benim. Eşcinsel arkadaş edinmeliyim ben." gibi düşünüyorsanız büyük bir yanılgıdasınız demektir. Tabi ki her eşcinsele gereklidir eşcinsel bir arkadaş fakat çevrenizde size saygı duyan hetero arkadaşlarınızın olması size güven verir. İyi hissettirir.
Arkadaşlar İyidir... Arkadaşlar Candır...
HIRÇIN GAY
13 Eylül 2014 Cumartesi
Katy Perry - Fireworks
Şu anda Katy Perry hakkında yazmak istedim. Bu güzel hatunu hepimizin tanıması gerektiğine karar verdim. Şayet kadın her durumda çok farklı. Yani diğer sanatçılardan. Gerçi Jessie J ile aynı kategoride yarışabilirler fakat Katy Perry'nin anlatım tarzı daha bir başka geliyor bana. ilk örneğimiz olan Katy Perry - Fireworks şarkısına bakabiliriz. Önce Katy Perry'i biraz tanıyalım isterseniz.
Katheryn Elizabeth "Katy" Hudson (d. 25 Ekim 1984), bilinen sahne adıyla Katy Perry, Amerikalı şarkıcı, şarkı yazarı ve oyuncu. Çocukluğunu dinî müzik dinleyerek geçirdi ve gençliğinde gospel tarzında bir kariyerin peşine düşerek ilk albümü Katy Hudson'ı 2001'de yayımladı. Ancak daha sonra dinî olmayan müzikler yapabilmek için Los Angeles'a taşındı. The Matrix ile ilerleyen yıllarda satışa sunulan ortak bir albüm kaydetti. Glen Ballard ile çalışarak bir albüm hazırladı ancak yapımcı şirketi yüzünden yayımlayamadı.
Nisan 2007'de Perry, Capitol Records'la albüm anlaşması imzaladı. İkinci albümü One of the Boys'ta yer alan "I Kissed a Girl" single'ı sayesinde 2008'de ün kazandı. Üçüncü albümü Teenage Dream'den çıkan "California Gurls", "Teenage Dream", "Firework", "E.T." ve "Last Friday Night (T.G.I.F.)" single'ları ABD Billboard Hot 100 listesinde bir numara oldu. Böylece, Billboard Hot 100'da liste başı olan beş şarkıyı içeren ikinci albüm ve bu unvanı yakalayan ilk kadın albümü olarak kayıtlara geçti. Mart 2012'de albüm, bir numaraya yükselen "Part of Me" single'ı da eklenerek Teenage Dream: The Complete Confection adıyla yeniden yayımlandı. Şarkıcının 2013'te çıkan dördüncü albümü Prism'dan ise Hot 100'da liste başı olan "Roar" ve "Dark Horse" single'ları yayımlandı.
Perry, bugüne kadar birçok ödül ve adaylık elde etti. Forbes tarafından 2011, 2012 ve 2013 yıllarında "Müzikte En Çok Kazanan Kadınlar" listesine dahil edildi. Dünya genelinde 11 milyon albüm ve 81 milyon single satarak tüm zamanların en çok satan sanatçılarıarasına girdi. Purr, Meow! ve Killer Queen parfümlerini satışa sundu. Temmuz 2012'de, bir sanatçı olarak kendisinin hayatına odaklanan ve İngiliz oyuncu Russell Brand ile 2010'ların başında yaptığı evliliğin dağılmasını konu alan belgesel filmi Katy Perry: Part of Me'yi yayımladı.
Kaynak!
İsterseniz devamını kaynaktan da okuyabilirsiniz.
Gelelim şarkıya. Öncelikle şarkının klibini izleyelim ve şarkıyı dinleyelim. Sonrasında şarkının sözleri ve çevirisi üzerinden yorum yapacağım...
Do you ever feel
Like a plastic bag
Drifting through the wind
Wanting to start again
Do you ever feel
Feel so paper-thin
Like a house of cards
One blow from caving in
Do you ever feel
Already buried deep
Six feet under
Screams but no one seems to hear a thing
Do you know that there's
Still a chance for you
'Cause there's a spark in you
You just gotta
Ignite the light
And let it shine
Just own the night
Like the Fourth of July
'Cause baby, you're a firework
Come on show them what you're worth
Make them go, "Oh, oh, oh"
As you shoot across the sky
Baby, you're a firework
Come on let your colors burst
Make them go, "Oh, oh, oh"
You're gonna leave them all in awe
You don't have to feel
Like a waste of space
You're original
Cannot be replaced
If you only knew
What the future holds
After a hurricane
Comes a rainbow
Maybe the reason why
All the doors are closed
So you could open one
That leads you to the perfect road
Like a lightning bolt
Your heart will glow
And when it's time you know
You just gotta
Ignite the light
And let it shine
Just own the night
Like the Fourth of July
'Cause baby, you're a firework
Come on show them what you're worth
Make them go, "Oh, oh, oh"
As you shoot across the sky
Baby, you're a firework
Come on let your colors burst
Make them go, "Oh, oh, oh"
You're gonna leave them all in awe
Boom, boom, boom
Even brighter than the moon, moon, moon
It's always been inside of you, you, you
And now it's time to let it through
'Cause baby, you're a firework
Come on show them what you're worth
Make them go, "Oh, oh, oh"
As you shoot across the sky
Baby, you're a firework
Come on let your colors burst
Make them go, "Oh, oh, oh"
You're gonna leave them all in awe
Boom, boom, boom
Even brighter than the moon, moon, moon
Boom, boom, boom
Even brighter than the moon, moon, moon
Kaynak!
Çeviri:
Havai fişek
Hiç rüzgarla sürüklenen
Ve baştan başlamayı dileyen
Plastik bir poşet gibi hissettin mi ?
Hiç kağıttan yapılmış
Üfleyince yıkılacak
Bir ev gibi hissettin mi ?
Hiç yerin 6 kat dibine gömülmüşün ve
Bağırdığın halde kimse duymuyormuş gibi hissettin mi ?
Biliyor musun,hala bir şansın var senin
Çünkü içinde bir kıvılcım parlıyor
Onu ateşlemen yeterli,bırak ışısın
Geceyi ele geçir,4 Temmuz gibi
Sen bir havai fişeksin
Hadi,göster onlara neye layık olduğunu
Onları kendi hallerine bırak
Gökyüzünde gezinirken
Sen bir havai fişeksin
Hadi,renklerini açığa çıkar
Onları kendi hallerine bırak
Bırak ki düşsünler
Kendini yer israfı gibi düşünmene gerek yok
Sen orijinalsin ve yerin doldurulamaz
Keşke geleceğin neyi getireceğini bilsen
Fırtınadan sonra gökkuşağı elbet gözükecek
Belki sorunun bütün kapıların kapalı olması
Ama sen seni en iyi çıkışa götürecek olanı açabilirsin
Yanan bir ok gibi fırlayacak kalbin
Zamanı geldiğinde anlayacaksın
Onu ateşlemen yeterli,bırak ışısın
Geceyi ele geçir,4 Temmuz gibi
Sen bir havai fişeksin
Hadi,göster onlara neye layık olduğunu
Onları kendi hallerine bırak
Gökyüzünde gezinirken
Sen bir havai fişeksin
Hadi,renklerini açığa çıkar
Onları kendi hallerine bırak
Bırak ki düşsünler
Boom, boom, boom
Aydan bile daha çok parlayacaksın
Hep içindeydi
Şimdi dışarı çıkarmanın vakti geldi
Sen bir havai fişeksin
Hadi,göster onlara neye layık olduğunu
Onları kendi hallerine bırak
Gökyüzünde gezinirken
Sen bir havai fişeksin
Hadi,renklerini açığa çıkar
Onları kendi hallerine bırak
Bırak ki düşsünler
Boom,boom,boom
Aydan bile daha çok parlayacaksın
Boom,boom,boom
Aydan bile daha çok parlayacaksın
Kaynak!
Çevirisini de verdim. Artık eşşek değilsiniz ya anlarsınız ne demek istediğini hatunun. Hani bazı insanlar vardır çevremizde. Hani gerek fiziksel özellikleriyle gerekse duyguları yüzünden dışladığımız insanlar. Katy bu şarkıda onlara güç vermek istemiş. Gayette başarılı olmuş. Unutmayın herkes orjinaldir ve yerine hiç bir şey konulamaz... Okuduğumuz üzere Katy Perry'den de bir zamanlar bu kadar şöhret başarı beklenmezdi ilk zamanlarda fakat şimdi ki zamana bakacak olursak çok başarılı ve bir çok ödül almış bir sanatçı. İnsanların ileride ne olacaklarını, nereye geleceklerini göremeyiz, bilemeyiz. Şarkıdan yola çıkacak olursak havai fişekte yanıp patlamadan bir hiçtir. Fakat yanıp patladıktan sonra herkes hayran olur... Bu insanlar için tek bir kıvılcım yeterlidir ve sonrasını hayranlıkla izleyebilirsiniz. Su olmayın bu insanlar için. Kıvılcım olun, onlara güç verin ki o insanlar patladıktan sonra kenara çekilip pişmanlıklar içerisinde değil de belki hayranlık içerisinde onları izleyebilesiniz. Şuan için söylemek istediklerim bunlar...
Havai Fişekler Gökyüzünü Aydınlatırlar! HIRÇIN GAY
Lanet Olası Eşcinselken Homofobik Olanlar...
Çok canım yanıyor. Çok içim acıyor canlar. Bazı kendi aralarında LGBT kuran arkadaşlar diğer arkadaşların gizliliğine önem vermeden kendi aralarında bunu paylaşıyorlar. Tamam. Bunu daha önce de görmüş ve bizzat yaşamıştım. İnsanların hayatlarına müdahale edildiğini hiç düşünmeden yapılan bu davranış insanların içlerine çekilmesine ve yeni insanlarla tanışmalarına engel oluyor. Henüz yaşadığım bir olayı yazacağım fakat dışarıda yağmur başladı ve pencereleri kapatmam lazım. 1 dakka...
Sigara? - Hazır. Teatone? - Hazır. Soda? -Hazır. Camlar? -Kapandı. Ready? Set? GO!!
Nerede kalmıştım? Evet. Küçük gay grupların içerisindeki dedikodular. Bu dedikodular insan yaşamını inanılmaz derecede etkileyebiliyorlar. İnternette bugün bi arkadaş ile tanıştım ve uzunca muhabbet etme şansım oldu. Eşcinsellik cinsellik değildir. Bunu bütün eşcinsel arkadaşların bilmesi gerekiyor ki bu hayat bizim için daha yaşanabilir bir yer olsun... Arkadaşla konuşmaya başladık ve konuşmanın bir yerinde evime davet etmek istedim. Ne de olsa benim yaşımdaydı ve bende burada eşcinsel olarak artık yalnız biriydim. Herkes eşcinsel bir dosta ihtiyaç duyar eğer bir eşcinselse. Aldığım cevap çok alışıldık bir cevaptı. Olay çekinmesiydi. Çekinmesinin nedenini sorduğumda altında dağlar kadar büyük fakat Iceberg gibi suyun altında kalan bir sorunun ortaya çıkmasına şahit oldum. Daha önceleri arkadaşım böyle bir şey yapmış. Sonuç? Bu buluştuğu eşcinsel arkadaşı kendi grubunda söylemiş bu durumu ve unutmayın: dostunuzun dostu vardır. Bu durum bu şekilde uzamış gitmiş ve doğal olarak günümüz Türkiye'sinde rezil gibi hissetmiş. Bu dedikoduyu yapan arkadaş tam olarak ne amaçlamış olabilir? Öncelikle onu çözümlememiz gerekiyor.
1- Öz Güven: Farklı bir eşcinsel ile tanıştığı için bunu kendi grubunda söyleyerek öz güven tazelemek istemiş olabilir. Unutmayın öz güven tazelemenin sırları açıklamaktan başka yolları da var. Bu yolları araştırın.
2- Grup İçerisinde Seviye Olarak Yükselmek: Evet. Grubunuz seviyesiz ise o grup içerisinde bu davranışınız ile zaten yükselirsiniz. Fakat dışarıda inanamayacağınız düşüşler yaşarsınız ki siz de o grupla yatıp kalkıp nefes almıyorsunuz. Dış çevrenizi düşünün...
3- Başarılı Olma İsteği: Bu ister bir eşcinsel grupta olsun ister normal bir hetero grupta olsun aynıdır. Bir başkası ile flört olarak dahi olsa buluşmak ve bunu tüm detayları ile arkadaşlara anlatmak onlara başarı hissi verir. Verdiği başarı hissi ise geçicidir ve bu durumda çevreniz sizin başarınız ile değil yaptığınız ayıp ile bakmaya başlar. özellikle eşcinsel gruplarda yapılan bu olay en az sizin kadar buluştuğunuz kişiyi ve onun hayatını da etkiler. Sadece saygılı olmalısınız bu gibi durumlarda. Karşıda ki kişi gizli kalmak istiyorsa tamamen onun tercihidir ve de gizli kalmalıdır.
4- Empati Yeteneğinden Yoksunluk: Bu tip insanlar korkulacak türden olan insanlardır ve çevrelerinde sadece kullanılırlar. Her çeşit şey için. Paraları için, verecekleri laflar için, başkalarını rezil etmek için. Bu insanlar kendilerini o kadar önemli hissederler ki empati kurmaya gerek bile duymazlar... Eğer bir insanın böyle olduğunu düşünüyorsanız topuklarınızı götünüze vurdura vurdura oradan uzaklaşın. O insanlar için yapılacak pek bir şey yoktur. Psikolog şarttır.
5- Heyecan Arayanlar: Bu tipler tamamen can sıkıntısından dolayı yaparlar buluşma işlerini ve bunu bir marifetmiş gibi de insanlara söylemekten çekinmezler... Bunun diğer insanlara da heyecan vereceğini düşünürler fakat ne kadar süreceği konusunda bir fikirleri yoktur. Onlara kattığı heyecanın çok uzun vadede süreceğini ve bu yüzden onları sürekli seveceklerini sanırlar...
Aklıma gelen tipler bu şekildedir ve bu tipler mümkün olduğunca uzak durulması gereken tiplerdir. Uzak duramıyorsanız da konuşarak halletmeye çalışmalısınız. Unutmayın! Şiddet hiç bir zaman çözüm değildir. Aksine durumun daha negatif olmasına neden olur.
Unutmayın okyanusa düşen bir damlanın yaptığı dalgalar başka bir yerde tsunami olabilir. Ya da bir yerde kanat çırpan kelebek başka yerde fırtına yaratabilir. Sizin küçük bir dedikodu diye nitelendirdiğiniz şey başkaları için hayatlarının en kötü zamanlarını yaşamasına neden olan bir felaket olabilir. Başkalarının hayatına saygılı olun ki insanlar da sizin hayatınıza saygılı olsunlar. Daha da önemlisi size saygı duysunlar.
Dedikodu yapmayınız. Yapanları uyarınız. Kıyafetler hakkındaki dedikodulardan bahsetmiyorum. Onlar en sevdiğimden. Yakışmamışsa kendimce yorumumu yaparım tabi ki. Karışamam. Saygı duyarım ama içten içe de yorumumu yaparım! NET!
Ben Yağmura karşı TV izleyip Kahve içeceğim... Ayıptır söylemesi yağmur çok güzel.... He birde dedikodular yüzünden şimdiden kaybettiğim gelecekteki arkadaşım için yas tutacağım...
Dedikodunun Siyahı Beyazı Olmaz!(Kıyafet Hariç!)
HIRÇIN GAY
12 Eylül 2014 Cuma
Derdiniz ne sizin?
11 Eylül 2014 Perşembe
Ruhun Yansıması...
Bugün o deli dolu aşk hayatımdan bahsetmek yerine şuan ki ruh halimi açık açık gözler önüne seren ve dile getiren şarkıyı paylaşıp onun üzerinden yazmak istiyorum...
Sağ elimi solumla avuttum... Boş yere... Hiç bu sözlerin derinliğini düşündünüz mü? Ya da yaşadınız mı? Bir diğer elini tutarken onu hayal etmek ne kadar zor hiç yaşadınız mı? Ben yaşadım...Çok zor bee.. Kelimelerle anlatılmaz. Yeteri kadar güçlü kelimeler yok bu durumu tarif etmek için...
Halsiz, hissiz nasıl bu kadar loş? Gece insafsız... Benden bile sarhoş... Sabahladım 7 gece durmadan üst üste gittiği yerden arar diye... Çok vicdansız... Geceden bile sarhoş...
Kızmam. El oğlu değilsin ki. Şahaneyim demedim ki. Olmadı. Kabul. Farkındayız en azından... Fazla. Hep dahasına meylimiz. Bakma. Bize düşman kendimiziz...
Bir insan nasıl bu halsiz hissiz olabilir? Hayat gerçekten bir insanı bu hale getirebilir mi? İnsanı kör edebilir mi? İnsanların onu mutlu etmeye çalıştıklarını görmeyecek kadar kör edebilir mi? Eğer gerçekten yapabilirse hayattan korkmak gerekiyor. Hatta yaşamamız gerekiyor. Bu kadarı fazla bir insan için. En kötüsü de yapılanların ya da çabaların bi işe yaramadığını görmek. Bir kere aşık oldum hayatım boyunca. Sadece bir kere. Sadece 2 ay içerisinde başka insanlarda aşkın da sevginin de bitebildiğini gördüm. Başka başka insanlarda avunabildiklerini gördüm. Peki ben miydim anormal olan? Gerçek sevgi gerçek aşk 2 ay da bitebilir miydi? Bu kadar kolay mıydı? Bu kadar kolay olmak zorunda mıydı? Peki neden zorundaydı? Bir tavan düşünün. Her yerde soru işaretleri uçuşuyor ve siz hiç birini yok edemiyorsunuz. Tam yok sayıp uyumak istiyorsunuz fakat soru işaretleri bu sefer başınıza üşüşüyor. Delirmemek içten değil. Tam burada kim giriyor devreye? Tabi ki Toygar Işıklı...
Sanki elimi hiç bırakmamışsın gibi yokluğunda kendi kendime inandım, dayandım... Sanki kötü sonlu hiç hikaye yokmuş gibi sonumuzun iyi biteceğini varsaydım. Yalandı. Havalar da soğuk gidiyor bu aralar üşürsün sen bilirim. Aman dikkat et aklına yazları getir. Ne olur ara sıra haberdar et... Pencerelerde bekletme... Hayatına elbet biri girecek. Mutlu ol onu ihmal etme. ACIMASIZSIN, İSYANKARSIN, VEFASIZSIN, RİYAKARSIN... HEM GÜNAHSIZ HEM GÜNAHKARSIN... HAYAT GİBİ...
Bu sözlerin üstüne ne kadar yazı yazılır açıkçası emin değilim fakat söylenmek istenen her şey zaten açıkça söylenmemiş mi? Nasıl bir acı olduğu tarif edilebilecek en iyi şekilde ifade edilmemiş mi?
Bu iki şarkıdan sonra daha ne yazabilirim, çektiğim çin işkencesini ne kadar anlatabilirim bilmiyorum. İlk yazımda da belirtmiştim. İçimden gelenleri de paylaşacağım diye. Bu gece böyle... Anılar insanın peşini bırakmıyor... En azından bazı insanların peşini bırakmıyor. Bazıları çok kolay yok sayıp kendi kişisel zevklerini, tutkularını, arzularını ve şehvetlerini tatmin edebiliyorlar siz ellerinizi ellerinizle avuturken...
Hayat Bazen Gerçekten Aşırı Adaletsiz Olabiliyor...
HIRÇIN GAY











