Powered By Blogger

12 Eylül 2014 Cuma

Derdiniz ne sizin?

Merhaba Beybiler...
   Bu yazıda son zamanlarda aslında çok uzun zamandan beri çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu "Fake profillerle ilgi çekme" hastalıklarından bahsedeceğim... 

   Girişte de bahsettiğim gibi her iki cinste de bu hastalık var fakat benim uzmanlık alanıma giren erkeklerden bahsetmek istiyorum. Bu tiplerden benim çevremde yok mu? Tabi ki fazlasıyla var. Olayın nasıl geliştiğini anlatayım. Şimdi çevresindeki insanlardan farklı olduğunu fakat kendini o çevreye ait hisseden ve oradan kopamayacağını düşünen insanlar dışarıdaki insanların da kendilerini aynı çevresindeki insanları dışladıkları gibi dışlayacaklarını düşünürler ve bu insanlarda inanılmaz bir boşluk oluşur. Bu tip insanlar sosyal ağlarda çare aramaya başlarlar. Ne kadar faydalı olur orası da düşündürücüdür. Bu insanlar öz güven eksiklerini sosyal ağlarda gerçek olmayan bir profil açarak ve bu profile sahte resimler koyarak görecekleri ilgi ile yerine koymaya çalışırlar. Ne kadar başarılı olur tabi orası tartışılır. Şöyle ki; bu kazandıkları öz güven onlara sadece kısa sürelerde fayda sağlar fakat uzun dönemde konuya baktığımızda bu sahteliğin gerçek olmadığını anladıkları zaman aslında kendilerinde az da olsa olan öz güvenin de yerini yeller alır ve bu insanlar hayata karşı duruşlarını kaybederler. Bu zaman döneminden sonraki dönemler onlar için daha tehlikelidir. Bu insanlar kaybettikleri öz güveni farklı ve daha kışkırtıcı resimler kullanarak kaybettikleri öz güveni daha fazlasıyla geri kazanacaklarını düşünürler fakat sonuç yine hüsranla biter. Bu süreç zarfında gelen her mesaj veya gösterilen her onlar için adeta şarj makinesi görevini görür ve bataryalarını bu mesajlarla doldurmaya çalışırlar. Hepimizin bildiği gibi bataryaların da her zaman bir sınır vardır. O sınırdan sonra şarj almazlar ve tüketmeye başlarlar. Yine bildiğimiz gibi her bataryanın bir ömrü vardır. Bu ömür bittiğinde kullanılmaz hale gelirler ve çöpü boylarlar. Normal bir elektronik cihazın bataryasını öz güven olarak farz edersek, bataryanın ömrü  bittikten sonra değiştirilebilir  ve bu işlemlere tekrar baştan başlanabilir. Ya insanların? İnsanların öz güven bataryaları  bir  tanedir ve  ömür boyunca aynı  kalacaktır. Aslında bu batarya normal  bir şekilde kullanılırsa çok uzun ömürlüdür ve ölene kadar bir insanı  çok rahat idare edebilir. Fakat sen bu bataryayı devamlı olarak boşaltıp doldurursan kaybetmeye mahkumsundur ve elbet yakın zamanda bataryan ölecektir ve sen artık öz güvensiz bir birey olarak hayatına devam  edeceksindir. Bu yüzden benim nacizane tavsiyem kapatın sizin öz güven bataryanızı bitiren her şeyi. Kendiniz olun, orjinal olun... Fikirlerinizle, konuşmanızla, oturmanız  ve kalkmanızla... Diğer insanların dış görünüşlerine veya kültür seviyelerine özenip kendinizi onların yerine koymayı bırakın ve o kişilerin -varsa-başarılarını  ele alın ve onları hayatınıza kendiniz olarak  uygulamaya çalışın.... Ve  unutmayın; o  sosyal medya da mesaj atan kişiler size değil profil fotoğrafındaki insana ve yazdığınız yalan bilgilere mesaj atıyor... Bakalım Demet Akalın ablamız bu kişiler için neler demiş?


"- O şimdi kaf dağında ve kendinden çok emin... TABİ KADERİN HER ZAMAN SON BİR GÜLÜŞÜ VAR." ;)
  

  Değinmek istediğim bir diğer konu ise; ilişkileri olduğu halde yine de etrafta, sosyal medya da farklı farklı kişilerle bu kişilerin amaçlarını bilmelerine rağmen konuşmaları. Peki buradaki sorun kimde? Bazı olayların kolay tarafını kullanmak isteyen kişiler "-Tamam yaa sorun bende. Bitse de şu yazı kurtulsak." diye düşünüyorlar. Sizin için yapılacak bir şey kalmamıştır  zaten. Hemen şu anda bu sayfadan çıkıp sahte hayatlarınıza geri dönebilirsiniz. Ya da devamını okuyarak -belki- ve değişmeye karar vererek elinizdeki ile mutlu olmaya karar verebilirsiniz. Seçim sizin. 

  Her mantıklı insan gibi sizde değişmek isteyip burayı okuyorsanız sizlere istek ve azminizden dolayı teşekkür ediyorum. Meraktan okuyanlara da saygı duyuyorum bana saygı duydukları için(!). Sorunun bizde yani sevgili taraflarından sosyal medyayı farklı insanlarla cinsellik konuşmayanlar da olduğunu düşünürsek erkek arkadaşlarımızı bu duruma itmek için ne yapmış olabiliriz? 
1- İLGİSİZLİK: İlgisiz bir sevgili her zaman erkek arkadaşının veya kız arkadaşının başkaları ile konuşması durumuna hazırlıklı olmalıdır. Sevgili her zaman ilgi görmek ister. Önce sizden ilgi görmek ister. Eğer sizden ilgi göremiyorsa  3. şahıslara yönelir. Kişi zaten kendinin ilgili  olup olmadığını bilir. Eğer ilgiliyim diyorsanız diğer seçeneklere göz atalım....
2- CİNSEL HAYAT: İki sevgili birbirlerini deli gibi seviyor olabilirler fakat bu cinsel arzuları bastırmak demek değildir. Eğer ki siz cinsel ilişki istemiyorsanız erkek arkadaşınız veya kız arkadaşınız bu isteklerini (libidolarını) tabi ki farklı yollardan tatmin etmek isteyeceklerdir. Mastürbasyon ise her zaman yeterli olmayabilir. İnsanlar meraklıdırlar. Her konuda ve sadece mastürbasyon bu merakı bastırmak için yeterli olmayacaktır ve yine libidolarını ve meraklarını tatmin etmek için 3. şahıslara yöneleceklerdir. Eğer ki bu durumda da yeterli olduğunuzu düşünüyorsanız diğer seçeneğe bir göz atalım...
3- MADDİYAT: Bu durum insanların çokça karşılaştıkları bir durum. Şöyle ki eğer maddi yönden tatmin olmayan bir insan ile beraberseniz ya işinizi değiştirip daha fazla gelir edebileceğiniz bir iş bulmalısınız ya da sevgilinizden vazgeçmeniz gerekiyor olabilir. Çünkü sevgiliniz maddi isteği fazla olan biriyse ve siz bunu karşılayamıyorsanız ortada ciddi bir doyumsuzluk problemi vardır ve sevgiliniz yine yeniden 3. şahıslara yönelecektir. En basit ve tek çözüm ise konuşmaktır. Karşınızdaki insan eğer dinlemeyi seven biriyse ve ciddi manada sizi dinliyor ve dediklerinize kulak veriyorsa zaten siz onunla bu konuyu sakin bir şekilde konuştuktan sonra ortada sorun kalmayacaktır ve ilişkiniz tekrar mutlu mesut devam edecektir... Eğer sorun bu değilse bir diğer maddeye bakalım...
4- KENDİNİ İSPAT ETME: Eğer karşınızdaki insan sizin ondan üstün olduğunuzu düşünürse kendini ispat etmek isteyecektir ve 3. şahıslara başvurarak size "-Bak bende iyiyim. Bana da ilgi duyuyorlar!" gibi saçma sapan bir gösteriş içine girebilirler. Bu sorunun çözümü de ego şişirmeden geçer fakat daha kesin bir çözüm istiyorsanız her zaman olduğu gibi kişiyi karşınıza alıp farkların bir öneminin olmadığını ve her daim onunla olacağınızı  hissettirin. Farkların sizin için hiç bir öneminin  olmadığını anlatın. Eşşek değilse anlayacaktır ve ilişkiniz her zamankinden daha güzel bir şekilde devam edecektir... Bu da mı değil? 
5- DOYUMSUZLUK: Eğer karşınızdaki kişi doyumsuzun tekiyse ve siz artık yorulduysanız depresyona girmeyi göze alıp bir an önce kurtulmalısınız. Aksi taktirde ileri ki zamanlarda ilişkiniz çok  daha boktan bir  durum alacaktır ve sizin artık hiç gücünüz kalmayacaktır. Tabi  bu  derece önemli kararı almadan önce yine bir oturup konuşmanızda yarar var. Gerçekten o doyumsuz ve gereksiz kişilerden değilse size hak  verecektir, sizin onu ne kadar sevdiğinizin  ve onunda buna kayıtsız  kalmaması gerektiğini anlayacaktır  ve  bütün bunlara bir son verip hayatında sadece sizi bulunduracaktır. Bu da  değilse artık  sadece son 1 madde kalıyor geriye...
6- KORKU: Bu madde de %95 suçlu  sizsiniz. Eğer karşınızdaki kişiye hep yanında kalacağınızı hissetirmediyseniz ve bu kişi yalnız kalmaktan korkan biriyse siz gitmeden önce hazırlık amaçlı insanlarla tabi ki konuşmak isteyecektir. Yedekte olsun gibi saçma sapan dünyanın en orul orul  orrrrrospu çocuğunun düşüneceği bir düşünceye sahip olacaktır. Neden bu kadar sert  girdiğimi soracak olursanız; her ne kadar suçlu olsanız da bu hareket hem size hem de yedekte(!) olan kişiye bir hakarettir. Bu sefer konuşmak anlamsızdır. Artık durum tamamen hissetmek ve hissettirmekle alakalıdır. Eğer siz onun yanında gerçekten kalabileceğinizi düşünüyorsanız bunu hissedin. Doğal olarak karşınızdaki kişi de bunu hissedecektir ve diğer maddelerle ilgili bir sıkıntısı yoksa sizi sıkı sıkı saracaktır... 

  Tarzımın çok dışında bir yazı oldu... Eeee amaç  iç dökmek değil mi? Bu arada ikinci bölümdeki yazıların hepsini uyguladığınız taktirde hala durum değişmemişse Nutella stoğunuzu yapın ve o cehennemi getirecek olan mesajı atın... Çikolata mutluluktur... Çikolata huzurdur... Ve unutmayın eğer birisi pişmanlıklar içerisinde size döndüyse bu sizin  gururlanacağınız bir durum değil, tam alıp bağrınıza basacağınız bir durumdur. Eğer sevgiliniz ayrıldıktan sonra size dönmüşse onu daha çok sevin. Daha çok bağrınıza basın... O kişi size değer veriyordur... Her ne olursa olsun...

  Bi de yaş 22'yi geçince ergenlik diye bir şey kalmıyor insanda. Saçma sapan ergen triplerine  girmeyin o yaştan sonra. Çok yapmacık ve itici duruyor... O yaştan sonra dikkat çekmeye çalışmak hele ki böyle saçma sapan şekilde dikkat çekmek çalışmak aptallıktır. Yapmayın... 

                                                                                        Herkes Hak Ettiği Gibi Yaşıyor!
                                                                                                     HIRÇIN GAY


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder