Powered By Blogger

11 Eylül 2014 Perşembe

Ruhun Yansıması...

Merhaba Ballar...
  Bugün o deli dolu aşk hayatımdan bahsetmek yerine şuan ki ruh halimi açık açık gözler önüne seren ve dile getiren şarkıyı paylaşıp onun üzerinden yazmak istiyorum...
 
  Sağ elimi solumla avuttum... Boş yere... Hiç bu sözlerin derinliğini düşündünüz mü? Ya da yaşadınız mı? Bir diğer elini tutarken onu hayal etmek ne kadar zor hiç yaşadınız mı? Ben yaşadım...Çok zor bee.. Kelimelerle anlatılmaz. Yeteri kadar güçlü kelimeler yok bu durumu tarif etmek için...

  Halsiz, hissiz nasıl bu kadar loş? Gece insafsız... Benden bile sarhoş... Sabahladım 7 gece durmadan üst üste gittiği yerden arar diye... Çok vicdansız... Geceden bile sarhoş...

  Kızmam. El oğlu değilsin ki. Şahaneyim demedim ki. Olmadı. Kabul. Farkındayız en azından... Fazla. Hep dahasına meylimiz. Bakma. Bize düşman kendimiziz...

   Bir insan nasıl bu halsiz hissiz olabilir? Hayat gerçekten bir insanı bu hale getirebilir mi? İnsanı kör edebilir mi? İnsanların onu mutlu etmeye çalıştıklarını görmeyecek kadar kör edebilir mi? Eğer gerçekten yapabilirse hayattan korkmak gerekiyor. Hatta yaşamamız gerekiyor. Bu kadarı fazla bir insan için. En kötüsü de yapılanların ya da çabaların bi işe yaramadığını görmek. Bir kere aşık oldum hayatım boyunca. Sadece bir kere. Sadece 2 ay içerisinde başka insanlarda aşkın da sevginin de bitebildiğini gördüm. Başka başka insanlarda avunabildiklerini gördüm. Peki ben miydim anormal olan? Gerçek sevgi gerçek aşk  2 ay da bitebilir miydi? Bu kadar kolay mıydı? Bu kadar kolay olmak zorunda mıydı? Peki neden zorundaydı? Bir tavan düşünün. Her yerde soru işaretleri  uçuşuyor ve siz hiç birini yok edemiyorsunuz. Tam yok sayıp uyumak istiyorsunuz fakat soru işaretleri bu sefer başınıza  üşüşüyor. Delirmemek içten değil. Tam burada kim giriyor devreye? Tabi ki Toygar Işıklı...
Sanki elimi hiç bırakmamışsın gibi yokluğunda kendi kendime inandım, dayandım... Sanki kötü sonlu hiç hikaye yokmuş gibi sonumuzun iyi biteceğini varsaydım. Yalandı. Havalar da soğuk gidiyor bu aralar üşürsün sen bilirim. Aman  dikkat et aklına yazları getir. Ne olur ara sıra haberdar et... Pencerelerde bekletme... Hayatına elbet biri girecek. Mutlu ol onu ihmal etme. ACIMASIZSIN, İSYANKARSIN, VEFASIZSIN, RİYAKARSIN... HEM  GÜNAHSIZ HEM GÜNAHKARSIN... HAYAT GİBİ...

  Bu sözlerin  üstüne ne kadar yazı yazılır  açıkçası emin değilim  fakat söylenmek  istenen  her şey zaten açıkça söylenmemiş mi? Nasıl  bir  acı olduğu tarif edilebilecek en iyi  şekilde ifade  edilmemiş  mi?

  Bu iki  şarkıdan sonra daha ne yazabilirim, çektiğim çin işkencesini ne kadar anlatabilirim bilmiyorum. İlk yazımda da  belirtmiştim. İçimden  gelenleri de paylaşacağım  diye. Bu gece böyle... Anılar insanın peşini bırakmıyor... En  azından bazı insanların peşini bırakmıyor. Bazıları çok kolay yok sayıp  kendi kişisel zevklerini, tutkularını, arzularını ve şehvetlerini tatmin edebiliyorlar siz ellerinizi ellerinizle avuturken...

                                                                              Hayat Bazen Gerçekten Aşırı Adaletsiz Olabiliyor...
                                                                                                          HIRÇIN GAY

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder